
|
|||||||||||
| Önden Giden Atlılar | |||||||||||
|
Bu kitap, bazen “örnekleri kendinden” sözcükleriyle
seslendirdiğimiz, bazen “inanıyoruz” ifadeleriyle anlattığımız rüyaların,
hülyaların tahakkuk etmesi için yıllar boyu gelişini intizar ettiğimiz; anadan,
serden geçen o gül yüzlü yiğitlerin, adsız kahramanların ve adanmış ruhların
dâsitânî hayatlarından sadece bir kaç damla. Bizim şanlı mazimiz içinde her nedense, tarih yazma, tarih yapma ölçüsünde kaale alınmamıştır. Osmanlı’nın siyasî, kültürel, askerî hemen her alanda en çaplı tarihini yazanların yabancılar olması tesadüf olmasa gerek. Bu açıdan Harun Tokak Bey’in “Önden Giden Atlılar” deyip, Türkiye’den Sibirya’ya, Moğolistan’dan Amerika’ya, Bosna’dan Kongo’ya, Kazakistan’tan Endonezya’ya, Mısır’dan Rusya’ya kadar göç eden bu hicret erlerini ve bu mefkûre insanlarını anlatmasının bir boşluğun doldurulmasına hizmet edeceğine inanıyorum. M. Fethullah Gülen |
||||||||||
Yazar : |
Harun Tokak | "Bir Önden Giden Atlı" klibini bilgisayarınıza indirmek için buraya sağ tuş ile tıklayarak Farklı Kaydet (Save As...)'i seçiniz. (20MB) | |||||||||
| Yayınevi : | Ufuk Kitapları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
| Yoldakiler | |||||||||||
|
Harun
Tokak’ın, Ufuk Çizgisi yayınları arasında çıkan “Yoldakiler” adlı
kitabı geçen yıl yayınlanan “Önden Giden Atlılar” başlıklı ilk kitabının
devamı mahiyetinde hikayelerden oluşuyor. Kemal Erimez’in uzun ve çileli yolculuğunu anlatan “Küheylana Son Bakış” başlıklı uzun soluklu bir hikayeyle başlayan kitap, geçmişten günümüze Türkiye ve dünyada “Yoldakiler”in hikayelerini samimi bir üslupla ele almış. Bediüzzaman’dan, Yaman Dede’ye, Ertuğrul faciasının 118 yıl önceki şehitlerinden bugün, Okayama’ya yelken açan torunlarına kadar pek çok yol erbabını hayır ve hakşinaslıkla yad eden kitap, güncelin karmaşası içinde unutulan güzellikleri gün yüzüne çıkarıyor. Yazar, kalemini dikkate değer olanı keşfetmeye hasrederken, ruhlara ve heyecanlara dönük bir üslup kullanmayı başarmış. Hikayelerin dili, yaklaştığı hayatları içerden kavrayan bir empatinin eseri. Yolculuğun, ölümün, adanmış ruhların, yeni başlangıçların, geçmişin ve günün hikayeleri, Harun Tokak’ın kaleminde haykırışa dönüşüyor. |
||||||||||
| Yazar : Harun Tokak | |||||||||||
| Yayınevi : Ufuk Çizgisi | Temin etmek için: |
www.kitapyurdu.com www.nt.com.tr | |||||||||
|
|||||||||||
Gidenlerin Ardından Sena |
|||||||||||
|
İşleri tohum saçıp gitmekti onların, beklentileri yoktu ne
dünya ne ahiret adına belki sadece Hakkın rızasıydı onların tek talebi. Talep yüce
olduğu kadar engelleri de çoktu bu güzel işin. Ayrılık vardı anadan babadan yardan
arkadaştan. Gidebildikleri her yere sevgiyi, Anadolu insanının erdemlerini taşıyan bu
insanların dar zamanlarında uhrevî âlemden teşvikler vardı bazen âlemlere rahmetti
onları hicrete teşvik eden; niçin gecikiyorsunuz diyen. Ve onlar siyah, sarı, beyaz,
zengin, fakir demeden her renkten insana gül taşımak için yollara düştüler. Ramazan
Kerpeten gidenlerin göz yaşartan yaşanmış hikâyelerini anlatıyor. İnsanlığın
ölmediğini bu yaşanmış sıcak hikâyelerde görecek yüreğinizde Allah için yola
çıkanların sevincini yaşayacaksınız. Tarih boyunca maddi - manevi
tüm zenginliğini etrafına yayan Anadolu insanı, Osmanlı'nın dağılması sürecinde
yaşadığı kısa süreli durgunluktan sonra, yeni bir heyecanla başta kendi dindaşı
ve soydaşı olmak üzere tüm insanlığa diriltici soluklarını sunmaya başladı.
Osmanlı'nın yaptıkları için yüzlerce destan düzülmüş; ancak bir idealin yarım
kalmasının hüznü de hep varolmuştur. Yahya Kemal, 'Sultan Selim-i Evveli ram elmeyüp
ece!/Fethetmeliydi alemi şân-ı Muhammedi derken bu yarım kalmışlığın buruk
hüznünü de dile getiriyordu. İşte yeniden heyecanlanan ve can bulan Anadolu insanı,
geçmişte insanlığa sunduğu barışı, huzuru, mutluluğu bir daha sunmak üzere
harekete geçti ve destanlık yüzlerce olaya imza attı. Şüphesiz gelecekte bu
olayların da destanı yazılacaktır. 'Gidenlerin Ardından Sena', bu yönde atılacak
adımların ilklerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bu destanı yazmak için Anadolu
insanı malıyla, canıyla, evladıyla her şeyini ortaya koydu. Ve yüzlercesi, sahabî
efendileri gibi, ataları Osmanlı gibi hiç dönmemesine yurtlarını terk edip yeni
yurtlar edindiler. Bir şairimizin dile getirdiği şu mısralar onların destanının ruh
planını ve geleceğe ait ümit yönünü ortaya koyar: 'Onlargittiler/Gelen zamandan bir
haber gibiydiler... Onlar gittiler/ Giderken bir muştu gibiydiler...' |
||||||||||
Yazar : |
Ramazan KERPETEN | ||||||||||
| Yayınevi : | Işık Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Akasya Hikayeleri |
|||||||||||
|
Dünyasını
bir bavula sığdırmış delikanlılar ışık götürüyor, ilim götürüyor, inanç
götürüyor, bayrak götürüyor, umut götürüyor oralara. Ve bir vuslat yaşanıyor
şimdi. Atayurt, anayurtla kucaklaşıyor... Tarih ağlıyor, toprak ağlıyor, gök
ağlıyor. İşte elinizde tuttuğunuz bu kitap bir “hatıra demeti” şeklinde size bu vuslatı ve bu vuslatın müjdelediği yarınları hikâye ediyor... |
||||||||||
Yazar : |
Ali TOKUL | ||||||||||
Yayınevi : |
Ufuk Kitapları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Kar Çiçekleri (Eğitim Hatıraları 1) |
|||||||||||
|
Eğitimciler, insan eğitmeye, yetiştirmeye
bir ömür harcayanlar bu çalışmalarını "Eğitim Hatıraları" kitabında
yazdılar ve yazmaya devam edecekler. Toplumun bütün kesimlerinin tezgâhından geçtiği nice öğretmenler varki onların nice dokunuşu, bir tebessümü, bir hareketi nice yavruları hayata bağladı, yükseklere çıkardı. İşte o dokunuşlar, tebessümler, hareketler her öğretmen, anne - baba tarafından bilinirse; okul ve aile tezgâhları bu doğru metotlarla yeni nesilleri yetiştirecek. Başarılı olmuş, göz nuru dökülmüş, ter akıtılmış metotlar bilinmez ise , yavrularımız deney kobayına dönecek, gittikçe hayattan koparak problem hâline gelebilecektir. Öyleyse doğru hareket etmek, temiz yavruları sürekli yükseltecek ve onları dünyası da ahireti de aydınlık insanlar hâline getirilebilecektir. Ümit ediyoruz ki bu kitap nice eğitim hatıralarını gün yüzüne çıkaracak, bu güzel hatıraların devamını getirecek. |
||||||||||
Editör : |
Murat KAYA | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Benefşe |
|||||||||||
|
“Benefşe” bir destanın romanı... Eğitime gönül verenlerin
destanı... Söz değil, yaşadılar. Yüreklerindeki sevgiye hayatları ile imza attılar. Şahitleri kendileriydi. Onlar da birilerinin ciğerparesi idi. Onların da, o günden sonra başına yastığında yer kalmayan anneleri vardı. Evleri, sokakları, aşları, arkadaşları vardı. Onlar, arkalarına bakmadan yürüdüler. Tenlerini de, şahsi hedeflerini de aştılar. Farkları bu aşkınlıklarıydı. Kendileri için değil, başkaları için yaşadılar. Bir çağ yangınını yüreklerindeki kardeşlik duygusu ile söndürmek istediler. Her insan; insan, her adım; bir umuttu. Renklere, mekanlara, seslere aldırmadılar. Farklılıklara değil, müştereklere baktılar. Her insanın sevgiyi, kardeşliği, barışı, şefkati, bilgiyi aradığına inandılar. Gönüllerin dilini bildikleri için her dilden anladılar. Rengarenk çiçek bahçeleri kurdular. Merhamet ettiler, merhamete ermek umuduyla... Kim di bunlar? Adları bilinsin, arkalarından methiler okunsun istemediler. Ama yine de meçhul oldukları söylenemezdi. Zira ayaklarını bastıkları toprak, uğruna baş koydukları dava, tuttukları bayrak belliydi. Onlar tarih boyu insanlığın yüz akı olan bir anlayışın; çalışkanlığın, güzel ahlakın, emniyetin, güvenin günümüzdeki temsilcileriydi. “Benefşe” onların hayatlarını anlatmaya çalıştı. Bundaki aczini itirafı hem kendi yetersizliğinden ve hem de o hayatların ancak yaşanabilir olmasından; kelimelerin, yüreklerdeki o sızıyı, o sevgiyi, o fedakarlığı tarifte yetersiz kalmasındandır. Onlar bu destanı yaşayarak, adım adım, soluk soluk yazdılar. Cılız, basit şeylerle olmaz. Hayat verdiler hayat kurtarmak için. Ömür verdiler. Bu roman, onların kahramanlık ahlakıyla yaşadıkları hayata duyulan hayranlığın ifadesidir. “Benefşe”, tarihe altın harflerle yazılacak o büyük gayrete küçük bir selamdır. |
||||||||||
Yazar : |
Mehmet AKAR | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Bir Güzel Gurbet KIRIM |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-1 |
Kırım ki daima sürgün kelimesiyle birlikte anılırken belki de ilk
kez bu eserde gurbetin -bir güzel gurbetin- adı olmuştur. |
||||||||||
Yazar : |
Seher DURMAZ | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Dünyanın Dibi AVUSTRALYA |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-2 |
Avustralya dünyanın dibinde bir
yer… Burası bir ülke, bir kıt’a, aynı zamanda bir ada… Dünyayla kara yolu
bağlantısı yok. Trafik sağdan işliyor. Güney yarım kürede olduğu için mevsimler
ters. Avustralya’da temmuz ayında kış soğuğu, ocak ayında ise kavurucu yaz
sıcakları başlar. Avustralya, insanların bencil ve bireysel yaşadığı bir ülke. Ülkenin refah düzeyi yüksek… Özellikle çocuklar, antisosyal olarak büyüyor. Golf alanlarının dışında pek fazla bir sosyal aktivite yok. Tiyatro, konser, şiir gibi sanat türlerinin bu ülkede adı anılmıyor. Ülke, dünyanın birçok yerinden göçmen almış. Aldığı göçmenler daha çok vasıfsız… İş, sanat ve eğitim dünyasında birazcık tanınan insanlar ise ülkeden dışarıya gidiyor. Uzun süredir bu ülkede yaşayan bir Türk iş adamının sözü, herşeyi özetliyor gibi sanki: “Burası büyük bir hapishane hemşehrim!” |
||||||||||
Yazar : |
Şeref YILMAZ | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Yüreğim ASYA'DA Kaldı |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-3 |
Ak
topraklara düştü yolumuz. Sevdik oraları. Ruhumuzun derinliklerinde bir şeyler
uyandı, küllenmiş heyecanlarımız kıpırdadı. Her adımda etrafımızdaki karanlık
biraz daha aydınlandı. İnsanlar tanıdık; yürekleri saf, niyetleri samimi, gayretleri dağlar gibi. Kendimize yabancı bildiğimiz bir dünyada sevgiyi, kardeşliği, dostluğu bulduk. Oraları çok sevdik. Gün geldi... Sevdiğimiz diyarlardan güzel vatamınımıza döndük ama... Yüreğimiz Asya'da kaldı. |
||||||||||
Yazar : |
Şahin DURMAZ | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Osmanlının Yetimi BOSNA |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-4 |
"Gittiler" Savaş bütün şiddetiyle sürüyordu. Geride sevenleri vardı. Yılmadılar ve geri dönmeyi düşünmediler. Bu kitap, yüzyılın en büyük mezalimi sürerken Bosna'ya giden bir avuç eğitim gönüllüsü gencin hikâyesini anlatmaktadır. Zorluklarla geçen bir eğitim mücadelesi, herkesin hayretle izlediği sonra gönül verdiği bir hamledir. |
||||||||||
Yazar : |
Yaşar DANIŞMAZ | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Gerçeği Rüyasından da Güzel |
|||||||||||
Akasya Hikayeleri 5 |
“Gidin,
koşun ata topraklarına” demişti Türkolojideki hocalarından birisi. “İmkânım
olsa, hepinizin ellerine birer kazma ve fırça verir, İpek Yolu üzerini santim santim
kazdırır, çıkacak buluntuların tarife gelmez heyecanıyla başınızda yanıp
tutuşurdum” diye de eklemişti. O günden beri, Asya’nın adeta mühürlenmiş topraklarının altından çıkacak objelerin ışıltısında geçmiş çağların esrarını çözeceği günlerin gelmesini bekliyordu sabırsızlıkla. Tarihin, ayçiçeklerinin sürekli güneşe dönmesi gibi tıpkı, başını kendisine çevirdiğini ve adımlarını takip ettiğini görür gibi oluyordu. Tarih, âdeta kefaretinin ödenmesini istiyor, işin garibi, bunu başkasından değil, dosdoğru kendisinden istiyordu. |
||||||||||
Yazar : |
Ali TOKUL | ||||||||||
Yayınevi : |
Ufuk Kitapları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
HİCRET RESiMLERİ |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-6 |
Bu kitap, eğitim adına yurtdışına gerçekleştirilen hicretin insana bakan yönünü anlatması açısından farklılık arz ediyor. Bilmediği gelenekler karşısında insan nasıl davranır, hicret ellerinde vefat haberi alan bir yürek neler hisseder? Mustafa Oğuz, şairliğinden gelen bir yetenekle kısa ve anlaşılır cümlelerle bütün bunları ustaca aktarıyor. Yer yer esprili bir dille okuyucuyu sıkmadan, olana bitene ayna tutuyor. | ||||||||||
Yazar : |
Mustafa OĞUZ | ||||||||||
Yayınevi |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Kırılma Noktası KAFKASYA |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-7 |
"Ben bir savaş yaşıyorum. Görüyorum.
Şahitlik ediyorum. Tarihin bizzat içinde akıp gidiyorum. Bunları not etmeliyim.
Yazmalıyım. Ta ki burada yaşadıklarım silinip gitmesin. Suyun üstüne yazılan
yazılar gibi kaybolmasın diyordum, dedim. Ne var ki bu, o kadar kolay bir iş değildi.
Uzaktan bakıldığında kalemi aldığımızda beynimizdeki düşüncelerin ve
kalbimizdeki duyguların parmaklarımızın ucundan kaleme, oradan da kağıda kolayca
akıvereceğini zannediyoruz. Hiç de öyle değilmiş meğer." Bu eser, Niyazi Sanlı'nın dışındaki ve içindeki savaşı anlattığı hikâye tadında bir hatıratıdır. |
||||||||||
Yazar : |
Niyazi SANLI | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Pasifik Notları |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-8 |
Pasifik dünyanın farklı bir yeri... Kuzey yarım küredekiler
oraya geçince bir dizi farklılıklarla karşılaşırlar. Burada kış iken orada yaz,
burada yaz iken orada kış yaşanır. Türkiye ve Avrupa'nın içinde bulunduğu yarım
kürede pek bilinmeyen tropikal meyveler karşılar insanı... Mango, ananas, kivi gibi
meyveleri pazardan kasalarla almak mümkündür. Avustralya, Endonezya, Malezya, Japonya,
Honghong, Singapur gibi irili ufaklı ülkeler bu coğrafyanın parçalarından bir
kaçı... Bir akademisyenin bakış açısıyla oralardaki izlenimler aktarılıyor bu
kitapta... Türkiye adına orada yapılan yatırımlar, müteşebbislerimizin oralarda geleceğe ait ördüğü kanaviçeler, açılan iş yerleri ve eğitim kurumlan kitaba damlayan güzelliklerden sadece bir kaçı... Dünyanın farklı coğrafyalarından, ilginç bilgiler edinmek isteyenlerin aradığı bir kitap bu... |
||||||||||
Yazar : |
Prof.Dr. Şerif Ali TEKALAN | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Gerçeği Rüyasından da Güzel |
|||||||||||
Yurt Dışı Hatıraları-9 |
“Gidin,
koşun ata topraklarına” demişti Türkolojideki hocalarından birisi. “İmkânım
olsa, hepinizin ellerine birer kazma ve fırça verir, İpek Yolu üzerini santim santim
kazdırır, çıkacak buluntuların tarife gelmez heyecanıyla başınızda yanıp
tutuşurdum” diye de eklemişti. O günden beri, Asya’nın adeta mühürlenmiş topraklarının altından çıkacak objelerin ışıltısında geçmiş çağların esrarını çözeceği günlerin gelmesini bekliyordu sabırsızlıkla. Tarihin, ayçiçeklerinin sürekli güneşe dönmesi gibi tıpkı, başını kendisine çevirdiğini ve adımlarını takip ettiğini görür gibi oluyordu. Tarih, âdeta kefaretinin ödenmesini istiyor, işin garibi, bunu başkasından değil, dosdoğru kendisinden istiyordu. |
||||||||||
Yazar : |
Seher DURMAZ | ||||||||||
Yayınevi : |
Kaynak Yayınları | Temin etmek için: |
|||||||||
|
|||||||||||
Ziyaretçi Defteri |
|||||||||||
|
|||||||||||